Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Terörist başı işin için olmazsa, bir şey çıkmaz diyenlere sesleniyorum. Şayet terörist başının tecritti kaldırılsa, gelsin Türkiye Büyük Millet Meclisinde, DEM parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağv edildiği haykırsın” ifadelerine ilişkin konuştu.
Terörün bitmesi için destek vermeye hazır olduklarını belirterek, sorunun Türkiye Büyük Millet Meclisinde çözülebileceğini aktardı. Genel Başkan Bahçeli’nin açıklamasını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kurtarma planı olarak ifade etti. Özel de Kürtlere özel bir teklifte bulunudğunu aktardı. Konuşmasından kesitler şöyle:
“KAPALI KAPILAR ARDINDA, BİR TAKIM MÜZAKERELER YÜRÜTÜLÜYOR”
“Görülüyor ki kapalı kapılar ardında, bir takım müzakereler yürütülüyor. Bir takım sözler alınır, veriliyor… Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisinde olan bir af, Sayın Bahçeli’nin, kendi ifadesiyle, bakarsan kendi iradesiyle, başka hiçbir şeye gerek olmadan tecrit kaldırılsın, Abdullah Öcalan Meclis’e gelsin, ona yan salonda bir kürsü verelim, oraya gelsin örgütü silah bırakma çağrısı yapsın… Bütün sorunları bitmiştir, başka bir şeye gerek yoktur diyen biriyle kaşı karşıyayız. Öncelikle şunu söylemek isterim, geçen hafta da söyledim. Türkiye’de bir daha şehit gelmeyecek, bir daha kan akmayacak, anaların gözyaşı duracaksa, Türk’ün de Kürt’ün de anasının gözünden akan yaşlar duracaksa, bu ülke bir ve beraber olacaksa, askere namlular doğrulmayacaksa, bunu için söylenen her söz ve söyleyen her aktör kıymetlidir, kim ne söz söylüyorsa bütün yaşadıklarımıza rağmen bu sözlere kıymet veriyoruz ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki bu ülkede terörün bitmesine, annelerin gözünün yaşının silinmesine biz tam destek vereceğiz.
“BU İŞ MECLİSE BİR AKTÖR ÇAĞIRMAKLA ÇÖZÜLMEZ”
Benim konuştuğum bu kürsüden, gelsin benden yarım saat, 1 saat sonra kendisi itiraf etsin, bütün meseleler bitsin diyor. Bu iş meclise bir aktör çağırmakla çözülmez. Bu iş çözülecekse bütün partilerin içinde olduğu, bu Meclisin içinde olduğu ve süreci yönettiği, öyle müzakere masalarında karşı karşıya değil, CHP’nin, AK Parti’nin, İYİ Parti’nin, MHP’nin, DEM’in, Saadettin… Yuvarlık masanın etrafında kendi çıkarlarını değil, 86 milyonun kendi çıkarlarını öncelediği bir masa konuşulur.
“BU YÜZDEN KÖTÜ KOKUYOR”
Atılacak tüm adımlar, hele hele işine gelen aktörü parlattığın, işine gelmeyen aktörleri bir şekilde oyunun dışına attığın, bir şekilde onları işlevsizleştirdiğin bir yaklaşım, sadece ve sadece Türkiye’nin sorununu değil, Recep Tayyip Erdoğan’ın sorununu çözmek için kurulmuş bir plan gibi kokuyor ve bu yüzden kötü kokuyor.”
"Devlet Bey, ben de Kürtlere bir devlet teklif ediyorum"
Özel de Kürtlere bir teklifte bulunarak, "Devlet bey ben de Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerini devlete ait hissetmeyen Kürtlere, Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi olmayı teklif ediyorum. Kendini öteki hisettmediği tüm demokratik siyaset kanallarının açık tutulduğu, üniversitelerde öğrencilerin haklarının yenmediği, demokratik hakların dünya standartlarında olduğu bir ülke yapalım, Kürtleri Türkiye Cumhuriyetinin sahibi yapalım. Biz kurucu parti olarak buradayız, her şeyi hep birlikte yapmayı teklif ediyoruz. Hodri meydan."